Türkiye ve Almanya Genelinde İcra ve İflas Hukuku Uygulamaları
Alacağı borçlu tarafından zamanında ödenmeyen alacaklı, bu alacağını bizzat zor kullanarak elde edemez. Borcunu zamanında ve gereği gibi yerine getirmeyen borçluya karşı zorlama yani cebri icra, sadece yasalar çerçevesinde, kamu otoritesi tarafından yapılabilir. Bu çerçevede, L I B R E | law and consultancy olarak, müvekkillerimize Türkiye ve Almanya genelinde İcra ve İflas Hukuku alanında avukatlık ve danışmanlık hizmetleri sunmaktayız.
İcra ve İflas Hukuku, özel hukuk ilişkilerinden doğan para ve teminat alacaklarının, borçlu tarafından ödenmemesi durumunda, alacaklının talebi üzerine, kanunda belirlenmiş sınırlar çerçevesinde, kamu otoritesi ve kuvveti yardımı ile nasıl karşılanacağını düzenler. Borcun karşılanması, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerinden yapılabilmektedir. Ülkemizde, borcun tahsili ve ödenmesine ilişkin tüm usul ve esaslar, İcra ve İflas Kanunu ile düzenlenmiş olup; Kanun gereğince alacağın tahsili için, icra ve iflas daireleri ile birlikte, İcra Mahkemeleri görevlendirilmiştir. Yine hukuki ihtilafın somut durumuna göre adli yargı nezdinde de birtakım hukuki yollara başvurmak mümkündür.
L I B R E | law and consultancy olarak müvekkillerimize, Türkiye ve Almanya genelinde borç ilişkisinden doğan alacaklarının tahsili ve haksız alacaklardan doğacak hukuki uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin, kapsamlı avukatlık ve danışmanlık hizmetleri vermekteyiz. Türk firmaları ve özel kişilerin, özellikle Almanya genelinde takibi gereken alacaklarının tahsili, takip işlemleri, hukuki süreçlerin yönetilmesi, müzakerelerin yapılması ve tüm bu kapsamda ortaya çıkabilecek her türlü konuda Ankara ve Köln bürolarımız üzerinden her türlü hukuki danışmanlık ve hizmet sağlanmaktadır.
Müvekkillerimizin haklarını nasıl koruyoruz, hangi alanlarda hizmet veriyoruz?
- İcra ve İflas Takipleri
İcra takipleri, alacaklıların, borçlularından alacaklarını tahsil etmek amacıyla başvurdukları hukuki bir süreçtir. İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde yürütülen bu süreç, borçlunun malvarlığına el konulması, maaşına haciz uygulanması veya taşınmazlarının satışa çıkarılması gibi farklı yöntemlerle alacakların tahsil edilmesini sağlar. İcra takibi başlatılmadan önce, alacaklının alacağına dair gerekli belgelerle birlikte icra dairesine başvuru yapması gerekir. İcra ve İflas Hukukunda üç tür takip yolu öngörülmüştür. Bunlar haciz, iflas ve rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiptir. Bu takip türleri de kendi içerisinde alt dallara ayrılmakta olup her takip türünün gerektirdiği belgeler ve hukuki dayanaklar farklı olduğundan icra takibine ilişkin süreçte malvarlığında bir hak kaybına yol açılmaması ve alacaklının alacağına kavuşabilmesi için profesyonel bir destek alınması önem taşımaktadır.
Peki bu kapsamda sizlere hangi hizmetleri sunmaktayız?
- Alacaklı gerçek ve tüzel kişiler adına alacaklarının yasal takibi, borçlu gerçek ve tüzel kişiler aleyhinde yapılmış yasal takip işlemleri
- İcra takibi başlatmak için icra dairesine başvurulması ve başvuru işlemlerinin takibi.
- Borçluya yapılacak tebligatlara ilişkin sürecin yürütülmesi ve takibinin yapılması
- Takip sürecinde haciz işlemlerinin yürütülmesi
- Borçlu tarafından yapılan haksız itirazların iptali için itirazın iptali davası açılması ve dava sürecinin takibi
- Borçlu aleyhine başlatılan icra takiplerine yönelik hukuki sürecin yürütülmesi, hukuki gerekliliğe göre ödeme emrine itiraz ve bu kapsamda doğabilecek ihtilafların çözümü
- Borçlu aleyhine başlatılan icra takibinin sona erdirilmesi için gerekli işlemlerin yapılması
- Borçlunun haczedilen malvarlığı üzerindeki hacizlerin kaldırılması
- Borçlu için ödeme planı hazırlanması ve borç yapılandırmasına ilişkin işlemler
- Alacaklı ve borçlu için anlaşma zemini yaratılmasında hukuki destek verilerek borçlu ile anlaşma sağlanması halinde ödeme planının hazırlanması ve taraflar arasında hukuki sözleşmenin düzenlenmesi gibi konularda hukuki destek sağlamaktayız.
- Kambiyo Senetleri
Türk Ticaret Kanunu’na göre kambiyo senetleri bono, poliçe ve çektir. Kambiyo senetleri ticaret hayatında kullanılan, belirli bir ödeme yükümlülüğü doğuran ve borçlunun ödemeyi yapmayı taahhüt ettiği yazılı belgelerdir. Kambiyo senetleri, özellikle ticaretin finansmanında, ödeme araçları olarak kullanılır. Kambiyo senetleri kendisini doğuran hukuki ilişkiden bağımsız (illetten mücerret) olduğu için ticari hayatta güvenli ödeme araçları olarak kullanılmaktadır. Alacaklının elinde bir kambiyo senedi bulunması halinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe başvurabilecektir.
Ancak kambiyo senetleri düzenlenirken dikkat edilmesi gereken birtakım hususlar mevcuttur. Türk Ticaret Kanunu ve ilgili hükümleri uyarınca bir senedin kambiyo vasfına sahip olabilmesi için ihtiva etmesi gereken yasal unsurların bulunması şarttır. Eğer alacaklının elindeki senet kanunda aranan unsurları taşımıyor ise o senet kambiyo senedi vasfına sahip olamayacaktır. Bu nedenle kambiyo senetlerinin düzenlenmesinde, kambiyo senetlerine dayalı icra takiplerinde ve diğer ilgili işlemlerde profesyonel bir hukuki destek sağlanması önem taşımaktadır.
Peki bu kapsamda sizlere hangi hizmetleri sunmaktayız?
- Senedin kambiyo senedi olarak düzenlenmesi ve kambiyo vasfına sahip olup olmadığına ilişkin hukuki danışmanlık
- Ödememe protestosu sürecine ilişkin hukuki işlemler
- Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip ve tüm sürecin hukuki yürütümü
- Kambiyo senetlerine dayalı olarak ihtiyati haciz müessesinin uygulanması
- Kambiyo senetlerine dayalı yapılan icra takibinde haciz işlemlerinin gerçekleştirilmesi
- Karşılıksız çek konusunda hukuki destek sağlayarak, karşılıksız çek nedeniyle icra ceza sürecinin yürütülmesi ve ihtiyati tedbir kararlarının alınması
- Kambiyo senetlerinin devrine ilişkin hukuki danışmanlık
- Cari Hesap Sözleşmeleri
Cari hesap kavramı, Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş olup sözleşmeyle kurulan bir müessesedir. İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesidir. Bu sözleşmenin geçerli olabilmesi için sözleşmenin yazılı şekilde yapılması gerekmektedir. Ancak kanunen her alacak cari hesaba girebilecek nitelikte olmayıp hangi alacakların cari hesap kapsamında, hangi alacakların ise cari hesap kapsamında olmadığının belirlenebilmesi ve sözleşmenin geçerliliği için profesyonel bir hukuki destek alınması gerekmektedir. Bu sürece yönelik profesyonel hukuki destek sağlamaktayız.
- Menfi Tespit Davaları
İcra ve İflas Hukuku uyarınca menfi tespit davası, borçlunun, hakkında başlatılan icra takibi sonucu alacaklı tarafından yapılan haciz işleminin hukuken geçersiz olduğunun tespit edilmesini talep ettiği davadır. Bu dava, borçlunun alacaklıya herhangi bir borcu olmadığını savunduğu durumlarda açılır. Menfi tespit davasının amacı, icra takibinin veya haczin hatalı ve hukuksuz olduğunun mahkeme kararı ile kesin olarak belirlenmesidir. Menfi tespit davası, borçlunun hakkını savunabilmesi ve haksız icra işlemlerinden korunabilmesi için önemli bir hukuki araçtır. Bu dava, borçlunun malvarlığının korunmasına yardımcı olur ve yanlış bir icra takibinin önüne geçilmesini sağlar. Bu dava ister icra takibinden önce ister icra takibinden sonra açılmış olsun borçlu olmadığının tespitini talep eden kişinin hukuki yararının bulunması şarttır. Menfi tespit davası borçlunun malvarlığının korunmasına yönelik bir dava olduğundan hak kaybına uğranılmaması için süreçte profesyonel hukuki destek alınması gerekmektedir.
Peki bu kapsamda sizlere hangi hizmetleri sunmaktayız?
- Haksız ve mesnetsiz alacak iddiaları nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti için menfi tespit davası açılması ve dava sürecinin takibi.
- Menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşeceği durumlarla ilgili hukuki destek sağlanması ve sürecin yürütülmesi.
- Borçlu aleyhine kötü niyetle icra takibi başlatan alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatı talep edilmesi.
- Konkordato
Konkordato, borçlarını ödeyemeyen ve ödeme güçlüğü çeken bir borçluya, mahkeme tarafından verilen bir süre zarfında borçlarını yeniden yapılandırma fırsatı tanıyan bir yasal düzenlemedir. Türk hukukunda konkordato özellikle ticaret hayatındaki zorlukları aşmak için borçlulara yeni bir şans tanır. Konkordato; bir borçlunun alacaklılarına mahkeme aracılığıyla yaptığı ödeme teklifinin, alacaklıların en az yarısı (veya belirli durumda 2/3’ü) tarafından kabul edilmesi ve Ticaret Mahkemesi tarafından tasdik edilmesi şartıyla, borçlunun borçlarını, bu teklifi doğrultusunda ödeyebilmesine imkân sağlayan bir kurumdur. Konkordato; adi konkordato, iflastan sonra konkordato ve malvarlığının terki suretiyle konkordato olmak üzere üç türe ayrılmaktadır. Hem konkordato talebinde bulunacak borçlunun hem de alacaklarını bildirecek olan alacaklıların haklarının korunması için profesyonel bir hukuki destek alınması önem taşımaktadır.
Peki bu kapsamda sizlere hangi hizmetleri sunmaktayız?
- Borçluya, konkordato başvurusu için uygunluk şartları hakkında rehberlik edilmesi.
- Başvuru için gerekli belgelerin belirlenmesi (borçlu ve alacaklıların listesinin oluşturulması, mali raporların hazırlanması).
- Borçlunun ödeme güçlüğünü belgeleyen dokümanların hazırlanması.
- Konkordato başvuru sürecinin yürütülmesi
- Geçici mühlet talebi için mahkemeye başvurulması
- Alacaklıların alacaklarının bildirilmesi
- Sürecin başından sonuna kadar, borçluya ve alacaklılara konkordato süreciyle ilgili yasal danışmanlık verilmesi.
- Borçlu ve alacaklıların hakları, yükümlülükleri ve süreçle ilgili hukuki düzenlemeler hakkında bilgilendirme yapılması gibi konularda profesyonel hukuki destek sağlamaktayız.
- İflas
İflas, borçlunun ödeme gücünün sona erdiği ve alacaklılarına olan borçlarını ödeyemediği durumlarda başlatılan bir hukuki süreçtir. Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen iflas süreci, alacaklıların alacaklarını tahsil edebilmesi ve borçlunun malvarlığının adil bir şekilde dağıtılabilmesi amacıyla yürütülür. Türk hukukunda iflas süreci hem borçlu hem de alacaklılar için önemli ve dikkatli bir şekilde yürütülmesi gereken bir süreçtir. İflas, borçlunun mali durumunu toparlaması için bir yol sunarken, alacaklıların da haklarını alabilmesi adına hukuki bir çerçeve sağlar.
Peki bu kapsamda sizlere hangi hizmetleri sunmaktayız?
- Alacaklı gerçek ve tüzel kişilerin alacağını elde edebilmesi için borçlu aleyhine yapılacak iflas takibi ve buna bağlı olarak iflas davasının açılması ve takibi
- İflas ilanının takibi
- Alacaklılar toplantısına katılma
- Alacaklıların sahip oldukları alacakların iflas idaresine bildirilmesi
- Alacakların kaydedilmesi
- Sıra cetveline ilişkin şikayet ve itiraz süreçlerinin yürütülmesi
- Türk-Alman İcra ve İflas İşlemleri
Türk ve Alman Hukukunda icra ve iflas süreçleri arasında birçok benzerlik bulunmaktadır. Her iki hukuk sistemi de borçluya, ödeme güçlüğü durumunda birtakım haklar tanımakta ve alacaklılara ödeme haklarını sağlamak için yasal yollar sunmaktadır. Bununla birlikte, iki hukuk sistemi arasında bazı farklılıklar bulunduğunu söylemek de mümkündür.
- İcra Takibi: Hem Türk hem de Alman hukukunda, alacaklıların borçlulara karşı başlatabileceği icra takipleri benzer usullerle yürütülmektedir. İcra, mal varlığına el koymak ya da maaşa haciz uygulamak gibi işlemleri içerir.
- İflas: Borçlu ödeme güçlüğü içine girdiğinde iflas başvurusunda bulunabilir. Hem Türk hem de Alman hukukunda, iflas süreci borçlunun mal varlığının tasfiyesini ve alacaklılara dağıtılmasını amaçlar.
- Konkordato (Türk Hukuku): Türk hukukunda konkordato adı verilen bir süreç bulunur, bu süreç borçlunun alacaklılarla anlaşarak borçlarını yapılandırmasıdır. Almanya’da buna karşılık Insolvenzplan (iflas planı) kullanılır.
- İflas Ertelemesi (Alman Hukuku): Alman hukukunda, borçluların ödeme güçlüğü çekmeleri durumunda iflas ertelemesi uygulanabilir. Bu, borçlunun iflas ilanından önce alacaklılarla anlaşarak borçlarını ödeme şansı tanır. Türk hukukunda ise buna benzer bir süreç olan konkordato, iflas kararından önce başlatılabilir.
Peki Almanya’daki bir alacaklı alacağının tahsili için Türkiye’deki borçluya karşı nasıl bir süreç yürütebilir?
Alman alacaklıların, Türkiye’deki borçlularına karşı icra takibi başlatabilmesi için Türk hukukunda belirli prosedürlere uyması gerekmektedir.
- Eğer Alman alacaklı, borçluya karşı Almanya’da bir mahkeme kararı almışsa, bu kararın Türkiye’de geçerli olabilmesi için, yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi gereklidir.
- Eğer alacaklı, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de tanınması sürecini başarıyla tamamladıysa, İcra İflas Kanunu çerçevesinde alacaklı, Türkiye’deki icra dairesi aracılığıyla icra takibi başlatabilir.
Her iki hukuk sistemi de hem alacaklıların haklarının korunması hem de borçluların ödeme güçlükleri ile karşılaşması durumunda çözümler sunmaktadır. Hem Türk hem de Alman hukukunda, icra ve iflas süreçleri, alacaklıların haklarını tahsil etmelerine ve borçluların ödeme güçlüklerini aşmalarına yardımcı olmak amacıyla düzenlenmiştir. Ancak, bu süreçlerin yönetilmesi, özellikle uluslararası boyut kazanan ticari ilişkilerde karmaşıklaşabilir. İçinde bulunulan yasal çerçeveye göre, alacaklıların veya borçluların haklarını doğru bir şekilde korumak ve süreci düzgün bir şekilde yönetmek için her iki ülkede de uzman hukuk danışmanlık hizmetlerinden faydalanmak büyük önem taşır. Tüm bu sürece ilişkin profesyonel hukuki desteği Ankara ve Köln bürolarımızdaki alanlarında uzman avukatlarımız aracılığıyla sağlamaktayız.
Ankara büromuzu +90 535 817 26 20 veya Köln büromuzu +49 175 453 59 96 numaralarından arayabilir veya info@law-libre.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.